ceylin

Lilypie Kids Birthday tickers Lilypie Third Birthday tickers

13 Şubat 2011 Pazar

Anne mi, oyun arkadaşı mı?

 
Bu aralar en sık sıkıntı yaşadığımız konulardan biri Ceylin'in oyun oynayabilmek için sürekli birilerini yanında istemesi. Özellikle de beni. Bugün günümün nerdeyse tamamını onunla geçirmem bile mutlu olması için yeterl, olmadı. Bu da bana şunu düşündürdü: acaba anne-baba ilgisinden mahrum büyümesin diye kendimizi çocuklarımızın oyun koçu mu yapıyoruz? Çocuklarımıza kendi oyunlarını kurgulayıp, kendi kendilerine oyun oynayabilme fırsatı vermiyor muyuz? Bir çocuk oyun oynayabilmek için bir yetişkine niçin ihtiyaç duyar?
Kendi çocukluğumu düşünüyorum da annemden beni oynatmasını istediğimi hiç hatırlamıyorum. Kendi oyunumu kendim kurar, oynardım. Çünkü o zamanın koşulları gereği annemin bir sürü işi oluyordu. İşlerini kolaylaştıracak teknolojik imkanlar henüz bu kadar ileri ve yaygın değildi. Biz çocukların da mutlu mutlu oyun oynayabilmesi için rahat bırakılmamız yeterliydi. Üstelik oyuncaklar konusunda şimdiki çocuklar kadar şanslı da değildik. Titiz bir annenin çocuğu olarak oyun oynamak için sokak ile tanışmam pek erken yaşlarda olmadı, çocuğunu sokağa sabah çıkarıp akşam alan bir ailem hiç olmadı ama çocukluğumda can sıkıntısı nedir pek bilmedim doğrusu. Oynanacak hep birşeyler vardı. Üstelik bunları benim için kimsenin hazırlamasına da ihtiyacım yoktu. Bugün anneme de sordum zaten, sen benimle oturup evcilik yada oyun oynadın mı hiç diye, nerdeee kızım o zamanlar işten güçten çocuklarla oynamaya zaman mı kalıyordu dedi.
Oysaki biz yeni jenerasyon anneler özellikle de çalışanlar, çocuklarımızla fazlasıyla meşgulüz. Yeri geliyor ev işlerini bir kenara bırakıyor hatta yardımcı tutuyor, çocuğumuza ayırıyoruz vaktimizi. Yeri geliyor kendimize ayıracak 5 dakikamız olmuyor ama çocuklarımız için her an orda hazır bulunuyoruz. Kendi adıma konuşacak olursam hafta içi yeterince kızımla olamadığımı düşünmem sebebi ile akşamlarımı kızıma tahsis etmiş bulunmaktayım. Aman canım bu akşamda eve biraz geç gideyim yada bir sinema yapıp öyle gideyim deme şansım olmadı çünkü iç sesim buna izin vermiyor. Haftasonlarımız ise genellikle kızımla sosyalleşebilmek adına değerlendirmeye çalıştığımız aktivitelerle geçiyor. Bunlar kızıma eğlenceli gelse de sağladığı tatmin uzun soluklu olmuyor. Eve girer girmez anne hadi seninle bir oyun oynayalım diyor. Peki ne oynayalım dediğimde de oynayabileceğimiz oyunları benim düşünüp seçenekleri ona sunmam gerekiyor. Zaman  zaman evde onun için hazırladığım aktivitelerle ilgilenirken bile beraber olalım istiyor. Montessori felsefesine göre çocuğun ilgilendiği çalışmalarda tekrarların çok önemli olduğundan ve çocuğun bu tekrarlar sayesinde yaşadığı duygusal tatminden bahsediliyor. Bizde bu tekrarlar da pek uzun sürmüyor.
Aklıma bu durumun evdeki tek çocuk olmanın neden olup olmayacağı sorusu da gelmiyor değil. Çok çocuklu ailelerde de çocuklar oyun oynayabilmek için ebeveynlerinden onlara katılmalarını istiyorlar mı acaba? Varmı etrafınızda böyle örnekler?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder